Fuzuli, 16.yy Azeri sahasının ve Divan edebiyatının en ünlü şairidir. Irak Türklerinden olan şair Azeri ağzıyla birçok şiir yazmıştır. Fuzuli edebiyatımızın en büyük lirik şairidir. Fuzuli iyi tahsil görmüştür. Türkçe'nin yanısıra Arapça ve Farsça'yı da bu dillerde şiir söyleyebilecek kadar hakimdir. Arsız, fodul, gereksiz anlamına gelen Fuzuli mahlasını seçmesindeki amacı bu mahlası kimsenin seçmeyeceğini düşünmesi ve şiirlerinin başka şairlerin şiirleriyle karışmasını önlemek isteğidir.
EDEBİ KİŞİLİĞİ:
Yalnız 16. yüzyılın değil Divan şiirinin bilinen en usta ve en ünlü lirik şairidir. Şiirlerinin ana teması olan aşk beşeri bir aşktır. Fuzuli'nin şiirlerinde işlediği önemli bir başka konuda Rindliktir; dünya malına önem vermeme, gönül tokluğu, zahidlere çatma şiirlerinde görülür. Onun ridane tarzda söylediği şiirlerde derin bir duygu gücü vardır. Mutasavvuf bir şair değildir. Tasavvuf onun için bir duygu değil, bir araçtır. Bedeni hazların üstüne çıkan aşkı tasavvufun mecazlarını kullanarak yazmıştır. Fuzuli'nin şiirlerinde sanat ve hüner göstermeye meraklıdır. Fuzuli'nin şiirlerinin önemli bir yanı da onun ifade gücü ve Türkçe'yi kullanış ustalığı ile ilgilidir. Fuzuli Türkçeyi aruza uydurmakta da oldukça başarılıdır. İmaleler onun dilinde çok azalmıştır. Fuzuli dilde tasavvufu, az sözle özü anlatmayı başarıyla yapan usta sanatçılardan birdir. Şiirlerinde Türkçe deyimler ve atasözlerini de sık sık kullandığı görülür.
ESERLERİ:
Türkçe Divanı: Şairin en tanınmış eseridir. Fuzuli, Türkçe Divan'ın tertibine büyük önem göstermiştir. Türkçe divan mensur bir önsözle başlar. Fuzuli bu önsözde sözün değerinden bahsederek dönemin şiirlerinden şair bakışıyla bilgi verir.
Farsça Divanı: Farsça Divan, Türkçe Divandan daha hacimlidir. Bu divana manzum ve mensur karışık bir önsöz yazılmıştır. Fuzuli, Hz. Ali'yi ve çocuklarını Farsça Divanındaki kasidelerinde övmüştür.
Arapça Şiirleri
- Leyla ü Mecnun: Hikaye bir arap hikayesidir. Mecnun mahlasını kullanan Kays'ın başından geçenler anlatılır. Değişik kişiler tarafından yazılmıştır. Bunlarda konu ortak olmakla birlikte, hikayenin düzeninde değişiklikler yapılmıştır. Fuzuli kendisine özü duyuş ve anlatısı ile kaleme almıştır. Fuzuli, bu eserinde Mecnun'un Leyla'ya karşı duyduğu beşeri aşkı ulvi ve ilahi aşka yükselişini anlatır.
- Beng ü Bade: Fuzuli'nin Şah İsmail'e sunduğu Türkçe bir mesnevisidir. Eserin konusu; Esrar ile şarap arasındaki konuşma ve tartışmalardan oluşan alegorik bir münazaradır. Bade ile Beng savaşır. Bade kazanır. Bade: Şah İsmail, Beng: II. Beyazıt'tır.
- Saki-name: Bu eser, Farsça yazılmış kısa bir mesnevidir. İçkiyle, rindlikle ilgili bir eseridir. Farsça divanın sonunda yer alır. İnsanın "İnsanı kamil" olma yolunda aşk sıralarını elde edinceye kadar geçirdiği safhaları anlatır.
- Hadis-i Erba'ın Tercümesi: manzum 40 hadis tercümesidir.
- Hadikatü's Süeda: Tanınmış eserlerinden olan bu eser, kerbela olayını anlatır.
Türkçe Mektupları:
Rind ü Zahid: Rind tipi ve zahid tipi karşıt görüşler anlatılır. Rind: oğul, zahid: baba, eserin sonunda Rind tipi tövbe eder. Farsçadır.
- Nişancı Celalzade Mustafa Çelebi mektubu
- Mesut Bayraktar, Ahmet Bey mektubu
- Ayas Paşa mektubu
- Kadı Alaaddin mektubu
- Şehzade Beyazıd mektubu
Sıhhat ü Menaz: Farsça bir eseridir.
Muamma Risalesi: Bilmece demektir. Şairin manzum bilmece yazmadaki ustalığı ön plandadır. Farsçadır.
Matlau'l itikad: Arapça yazılmıştır.


LinkBack URL
About LinkBacks




Alıntı ile Cevapla
