ROMANIN ÖZETİ:

Roman dört bölümden oluşmaktadır. Her bölüm romanın kahramanlarından birinin adını taşır. İhsan, Nuran, Suat ve Mümtaz. Romanın merkezinde Mümtaz vardır. Yazar, diğer üç karakteri de Mümtaz'la olan ilişkileri çerçevesinde tanıtır. Yazar, Birinci dönem Türk romanında mekân Doğu-Batı değerlerini temsil etmek bakımından bir anlam taşıyor ve kent ikiye ayrılıyordu. İstanbul tarafının mahalleleri Osmanlı-İslam geleneklerinin, göreneklerinin değerlerinin yaşadığı semtlerdi. Beyoğlu tarafı ise kentin Batılılaşmış öteki yarısıydı. Oturulan mekân olarak konak ve apartman Doğu-Batı karşıtlığının simgesiydi. İlk dönem yazarları arasında, Doğu-Batı karşıtlığı ve kimlik sorununu, İstanbul'un farklı semtlerini karşı karşı getirerek işlemektedir.
Mümtaz, Beyazıt Sahaflar Çarşısında, salaş dükkânlarda, bitpazarında, Çekmece'de balıkçı muhitinde ve kır kahvelerinde dolaştırırken, İstanbul'un bir kronikçisi, İstanbul'da eski zamanın donup kaldığı ve biriktiği köşelerin bir tasvircisi oluyor romanda.
İhsan bölümünde Mümtaz’ın küçük yaşta ailesini kaybetmesi, İstanbul’a, amcasının oğlu İhsan’a gelmesi ve İhsan’ın Mümtaz’a olan etkisi anlatılır.
Mümtaz, S… şehrinde yaşarken oturdukları ev Rumlar tarafından işgal edilir ve babası öldürülür. Annesi ile A… şehrine gelirler. Burada annesi de hastalanarak ölür. Mümtaz’ın annesi ve babası bir hafta arayla ölür. Mümtaz anne ve babasının ölümünden çok etkilenir. Mümtaz’ı akrabaları İstanbul’a gönderirler. İstanbul’da kendisinden 28 yaş büyük amcasının oğlu İhsanlarda kalır. İhsan Macide ile evlenir, Ahmet ve Sabiha isminde çocukları olur. Mümtaz okuma alışkanlığını, tarihe ilgi duymayı, sosyal düşünebilmeyi İhsan sayesinde öğrenir. Mümtaz gençlik döneminin ilk aşkını Nuran’a karşı yaşar. Nuran, Fahri’den boşanmış bir kızı olan dul bir kadındır. İhsan amansız bir hastalığa yakalanır. Macide de yaşlandığı için evin tüm işleri Mümtaz’a kalır. Bu durumun verdiği sıkıntılı günleri anlatılmaktadır. Bir gün Nuran Mümtaz’dan ayrılır ve eski kocasına geri döner.

Nuran bölümünde Mümtaz ile Nuran’ın tanışmaları ve yaşadıkları olaylar anlatılır.
Bir gün Mümtaz vapurda Nuran’la karşılaşır ve birbirlerine ilgi duyarlar. Nuran Fahri’den geçimsizlik sebebiyle ayrılmıştır. Sebebi Fahri’nin Nuran’ı aldatmasıdır. Nuran’ın 7 yaşında Fatma isimli bir kızı vardır. Evlenmeden önce Suat ile flört etmiştir. Boşandıktan sonra Suat’ın hastalandığını öğrenir. Mümtaz Suat’ı hayata döndürmek için elinden geleni yapar. Bu arada Suat’ın Nuran’a olan sevgisi bitmemiştir. Mümtaz Suat’I kıskanmaya başlar; fakat Nuran’la Mümtaz’ın ilişkileri gelişir ve birliktelikleri İstanbul’un çeşitli semtlerinde dolaşarak devam eder.
Suat bölümünde Suat’ın yaşadığı bunalım, Nuran’a olan sevgisi ve Mümtaz ile olan ilişkisi anlatılır. Mümtaz ev halkıyla beraber arkadaşlarını yemeğe davet eder. Hem musiki dinlemek hem de felekten bir gece geçirmek için hazırlanırlar. Yemeğe Suat biraz geç gelir ve çok düşünceli bir şekilde kenara oturur. Misafirler birer birer evi boşaltırlar. Suat ise kendini içkiye verir ve sarhoş olup saçma sapan konuşmaya başlar. Konuşmasında Allah’ı tanımadığını üstüne basarak belirtir. Suat’ın hastalığı inancı ve Nuran’a olan aşkı ile ilgilidir. Daha sonra evden dışarı çıkar. Bir gün Suat Mümtaz’a bir mektup bırakır ve kendini asarak intihar eder. Bu olay Mümtaz ile Nuran’ın arasının açılmasına sebep olur ve evlenecekleri yerde ayrılmak zorunda kalırlar.
Mümtaz bölümünde Mümtaz’ın Suat’ın ölümünden sonraki ruhsal durumu anlatılır.
Suat’ın ölümünden sonra Mümtaz çok düşünceli bir hale gelir. Bir yandan İstanbul’un çeşitli semtlerinde dolaşarak toplumsal açıdan insanların durumlarının, kendisi için ne anlama geldiğini anlamaya çalışır, diğer tarafta ülkenin savaşa girip girmeyeceği, Hitler’in Almanya’daki baskısı, dünya devletlerinin durumu konuşulur. Mümtaz’ın arkadaşları savaşın çıkacağını düşünürler. Mümtaz ise bunu istemez. Çünkü arkasında bırakacağı ve sorumluluk duyduğu kişileri düşünür. Mümtaz, Nuran’dan ayrıldıktan sonra Suat’ın ölümünden kendisini sorumlu tutar. Her gittiği yerde onu görmeye ve sesini işitmeye başlar. Hep kendisini takip ettiğini sanır. Mümtaz sabah erkenden İhsan’a ilaç almak üzere eczaneye gider. İlaçları aldıktan sonra eve dönerken Suat’ın hayaliyle karşılaşır ve adeta onunla boğuşur. Suat onu da ölüme götürmek için kucaklar. Mümtaz elinde ilaç şişeleriyle yere düşer. Mümtaz kalktığı zaman yüzü gözü kan içindedir. Mümtaz eve güçlükle gelir ve merdivenler üzerine yığılır. Doktor İhsan’ın iyi olduğunu söyler. Bu esnada radyo evin sessizliği içinde tek başına hadiselerin gür sesiyle, herkes için konuşur. Yani bu satırlar İkinci Dünya Savaşının başladığını hissettirmek istemiştir.

ROMANIN KONUSU:
Mümtaz’ın hayatının ve Nuran’a olan aşkının öyküsüdür.

ROMANIN ANAFİKRİ :
Huzur orada burada değil kendi içimizde aranmalıdır.

ROMANIN ARA FİKİRLERİ:
Aşkın insanlar üzerideki etkisi yaşam tarzlarını değiştirebilir.
Aşk hem mutlu hem de mutsuzluk verebilir.
Geçmiş değerlerin yarattığı kültür ile batı kültürünün insanların yaşam tarzlarını değiştirebilir.
Milli kültür zenginliğimizin farkına varılmalıdır.
Aşk, kişi için her şey olamamalıdır.
Hayatımızda zorlukları aşmak için kendi gücümüzün farkında olunmalıdır.

ROMANIN DİL VE ÜSLUBU:
Tanpınar, şairdir ve romanlarında şair mizacının etkisi görülür, tasvirlerinde şiirsel üslubu göze çarpar. Yazar, Mümtaz’ın tutumunu, yaşantılarını, değerlerini daha iyi belirtmek amacı ile yapmış olsa da ölçüyü kaçırmıştır. Diyebiliriz ki şiirselliğinin, coşkunluğunun kurbanı olmuştur. Romanın akıcı olmaması, Okuyucuyu bunaltıyor.


ROMANDAKİ OLAYLARIN VE ŞAHISLARIN DEĞERLENDİRİLMESİ:

MÜMTAZ: Küçük yaşta ailesini kaybetmiş, İstanbul’da amcasının oğlu İhsan’ın yanında yetişmiş, tarihe ve toplumsal hayata önem veren, sevdiği kişiye bağlılığı kusursuz olan genç, yakışıklı birisidir.
NURAN: 7 yaşında bir kızı olan güzel, alımlı yaşadığı olaylardan çabuk etkilenen dul bir kadındır.
SUAT: Nuran evlenmeden önce aşkı tanıyan daha sonra Nuran’ın evlenmesiyle içine kapanan; fakat aşkı hiç bitmeyen, bu sebepten dolayı ölümü göze alan birisidir.
İHSAN: Mümtaz’ın amcasının oğlu, tarih öğretmeni olan İhsan, Mümtaz’ın yetişmesinde büyük pay sahibi vardır. Hastalanarak yatağa düşün yaşlı birisidir.

ROMAN HAKKINDA YORUM:
Roman psikolojik bir romandır. Romanda çok iyi tasvir edilmiş tipler ve karakterler vardır. Roman kahramanların adları ile dört bölümden oluşmuştur. Romanın karakterlerin adlarına bölünmüş olmasının nedeni bu kişilerin anlatıldığı için değil, kahramanların Mümtaz’ın hayatında oynadıktaki rolden ötürü olduğunu düşünüyorum. Birinci bölümde Mümtaz’ın iç dünyasını, içinde bulunduğu ruh halini, bütün bölümü kaplayan sıkıntılı, kasvetli bir duygu atmosferini, iç huzursuzluğunu anlatarak okuyucunun Mümtaz’ı anlamasını, dünyasına girmesini sağlamıştır. Mümtaz’ı anlayabiliyorsunuz çok detaycı düşünen, ince fikirli bir insan yaşadığı olaylar kolay değil daha küçük yaşta babası ve annesinin ölümüyle derinden yara almıştır. Mümtaz’ın ruhunun buhranlığının sebebinin bu olduğunu düşünüyorum. Bir çocuğun ailesine en ihtiyaç duyduğu yıllarda yalnızdı evet belki İhsan bu boşluğu doldurmaya, yalnızlık duygusunu hissettirmemeye çalışsa da ailenin yeri bambaşkadır. O küçüklüğündeki anne ve babasıyla olan huzuru aradığını görebiliyoruz. Mümtaz dört nedenden dolayı sıkıntı içerisindedir; İhsan’ın hastalığı, Nuran’dan ayrılmış olması, savaş tehlikesi ve Suat’ın ölümünden kendisini sorumlu tutması bu dört tema Mümtaz’ın sabah ve öğleden sonraki gezileriyle istenen duygu atmosferini oluşturmak için olanak sağlamıştır. Roman, vak’a ve karakter romanı olmaktan çok karmaşık ruh hallerini tasvir eden yaşantıları anlatıyor. Yani Mümtaz’ın bir masal dünyasına benzeyen, bazen güzelliklerle dolu cennet hayatı ile ezilmiş insanlarla daha acılı gerçek dünyası arasında kişisel mutluluğu ile topluma olan sorumluluğu arasındaki bocalayışını dile getirerek okuyucuyu derinden etkilemektedir. Roman da geriye dönüşler ve ayrıntılara çok fazla yer vermekte bu da okuyucunun romandan sıkılmasına neden olmaktadır.